Wednesday, September 16, 2009

ELVEDA!

Sizleri çok sevdim. Bu blogu da. Bir işe başladıysam onun hakkını vererek yapmak isterim o işi. Maalesef bunu yapamayacağıma inanıyorum önümüzdeki günlerde. Çünkü üniversitem başlayacak yakında. Sabah -büyük ihtimalle- işe, öğleden sonra da üniversiteye gidince, bloga vakit kalmayacak. Çoğu bloggerdan önce bu işe baş koymuştuk. Geçen sene başında bilgisayarım kalktı, üniversiteye hazırlandım. Bloga uzun bir ara verdik bu yüzden. Bu yaz başında geri döndük ancak şimdi de bu sorun çıktı işte. Sağ frame de benim bloglarım kısmında dvdmovieworld ve lagencoları var. Onlara yazacağım ara sıra ama burayı kapatıyoruz artık. Belki -çok zor- kafama eserse dönerim yine. Ama sanmıyorum. Hepinizi bu blogu çok sevdim. Haydi eyvallah!

Tuesday, September 15, 2009

CL Fantasy League

Şampiyonlar Ligi az sonra başlıyor. Geçen sene OrtaKafaGol'ün ligine katılmıştım sadece. Maalesef ilk haftayı es geçip, 2. haftada katılmıştım lige. Dolayısıyla head to head'e de giremedik, başka bir lige de. OrtaKafaGol'de de 16 takım arasında 5. oldum, 1 hafta geriden gelip. Bu sene de BlogİdmanYurdu, OrtaKafaGol ve LakersTR liglerine katıldım. Herkese şimdiden başarılar. Hafta hafta buradan değerlendireceğiz Fantasy Cl'yi.

Eurobasket 2009 7. Gün

F Grubu @ Lodz
İspanya 84-70 Litvanya
Slovenya 76-60 Polonya
Sırbistan 64-69 Türkiye (U)
Litvanya’nın bu maçı kazanması gerekiyordu, kazanamazlarsa turnuvaya veda edecekler ve son maçlarını formalite icabı oynayacaklardı. İspanya karşısında maça çok iyi başladılar. Jomantas ve Petravicius ile içeriden sayılar buldular. İlk periyodu 24-15 önde kapadılar. Ancak İspanya 2. periyot başında öyle bir seri yakaladı ki. Litvanya’ya tam 7 dakika sayı attırmadılar ve 23-0 lık seriyle 38-24 öne geçtiler. Savunmada Litvanya’tı top kaybına zorlayıp bol bol hızlı hücumlardan sayılar buldular. Litvanya adına maç ta, turnuvada orada bitiyordu zira geri kalan sürede geri dönme fırsatı bulamadılar. Çünki İspanya 3. çeyrekte de savunmayı arttırdı ve rakibini 11 sayıda tutarken –ikinci çeyrekte 8 sayıda tutmuşlardı- kendileri 24 sayı buldu. Maçı da 84-70 kazandı İspanya. Litvanya’da Jomantas, Javtokas ve Petravicius’a başka destek gelmezken, İspanya’da Pau Gasol19 sayı 8 ribauntla, Ricky Rubio 5 sayı 9 asistle ve Navarro 13 sayıyla yıldızlaşan isimler oldular.

Polonya’nın da mutlak galibiyete ihtiyacı olduğu bir maçtı. Slovenya gibi güçlü bir takım karşısında onlar da maça çok iyi başladı. Lampe maça yedek başladı. Gortat ve Logan önderliğinde sayılar bularak ilk periyodu 17-11 önde kapadı Polonya. Slovenya 2. periyot geri gelip öne geçti, farkı bir ara 7 ye çıkarsalarda devre 31-29 Slovenya üstünlüğü ile sona erdi. Ancak Polonya’nın, kısıtlı kadrosuyla turnuvada üst üste maçlar oynamanın getirdiği yorgunluk ile Slovenya’nın oyuncularının kalite farkı birleşince, 3. periyottaki skor ortaya çıktı. Erazem Lorbek’in dışarıdan, Primoz Brezec’in içeriden buldukları sayılarla bu periyodu 22-11 önde kapadılar, maçı da burada bitirdiler. Son periyot Logan kıpırdasa da Polonya mağlubiyetini engelleyemedi. Polonya’da Gortat bekleneni veremedi. 6 sayı 10 ribaunt ile oynadı, Szewcyzk 15 sayı 7 ribaunt, Logan 15 sayı ile oynadılar. Slovenya’da Lakovic 14 sayı 6 asist 4 ribaunt ile yıldızlaşırken, bu yaz Philadelphia 76ers’e giden Primoz Brezec 12 sayı ve Erazem Lorbek 20 sayı 9 ribaunt 5 asistle takımına galibiyeti getirdi.

Dünde yazmıştık ama kısaca bir daha yazalım. Türkiye’miz grup 1. liği veya 2. liği yolunda büyük bir adım attı Sırbistan’ı yenerek. Baştan sona çok çekişmeli geçti maç. Kerem Tunçeri’nin asistleriyle sayılar bulduk ilk çeyrekte. İkinci çeyrekte Sırplar iyi savunma yaptı. Hücumda zorlandık ancak Sinan ve Ersan’ın kaptığı toplarla, hızlı hücumlarla sayılar bulduk. 3. çeyrek karşılıklı basketlerle geçti. Son çeyrekte de savunmalar ön plana çıktı. 3.4 saniye kala Tanjevic mükemmel bir oyun çizdi –riskliydi- ancak Kerem turnikeyi kaçırdı, Hido tipledi fakat süre dolmuştu ve maç uzatmaya gitti. Uzatmalarda savunmalar yine ön plana çıktı, özellikle Türkiye savunması. Ve uzatmada sayı yemeden maçı kazandık. Hidayet’in 16 da 1 gibi çok kötü şut yüzdesiyle oynadığı, Ömer Aşık’ın 1/10 gibi serbest atış attığı bir maçı kazandık. Bu da çok önemli. Ersan İlyasova 22 sayı 11 ribauntla yıldızlaştı. Sırbistan ise Tripkovic’in erken faul almasıyla ritmini bulamadı. Teodosic 16 sayı 8 asist 6 ribaunt ile yıldızlaşsa da Sırbistan’ın kaybetmesine engel olamadı.

***

E Grubu @ Bydgoszcz
16.45 Rusya-Makedonya @ NTVSPOR
19.15 Fransa-Yunanistan @ NTV
22.00 Almanya-Hırvatistan @ NTVSPOR

15 Eylül 2009

Kocaelispor-Adanaspor ile 0-0 berabere kaldı. Kocaelispor gerçekten 2 haftadır gençleriyle çok iyi mücadele ediyor ve yenilmeyerek bizleri yanıltıyor. Brann, Viking ile 1-1 berabere kaldı. Cottbus-Nürnberg maçı beklediğimiz gibi üst oldu, hatta 2 kere üst oldu. Hatta 44. dakikada üst oldu. Nantes, Strasbourg’u 2-1 yendi ve Türkiye-Sırbistan mücadelesi de beklediğimiz gibi çekişmeli geçti. Maçın normal süresi berabere bitti ama handikaba göre Sırplar kazanmış oldu. 5 te 3! Yeni kupon;

523 Beşiktaş-Manchester United: 2 1.25
527 Juventus-Bordeaux: 1 1.30
529 Maccabi Haifa-Bayern München: 2 1.20
532 Wolfsburg-CSKA Moscow: 1 1.65
535 Zürich(1)-Real Madrid: 2 1.40

Oran: 4.50


Misli oynayacağız yine efendim. Oranı düşük tuttuk. Manchester United, zorlansa da Beşiktaş’ı yenecektir. Juventus’ta Bordeaux engelini bir şekilde aşar, Diego yok ancak yine de galibiyet bekliyorum. Bayern Münih çok formda. Robben transferi çok yaradı ve yarayacak onlara, İsrail ekibini yenerler. En korktuğum maç, Wolfsburg maçı. Wolfsburg geçen sezona göre kötü durumda. CSKA’da öyleydi ancak Zico’yu kovup Ramos’u aldıktan sonra galibiyet almaya başladılar. Yine de Alman ekibinin sahasında CL’ye galibiyetle başlayacağını düşünüyorum. Real Madrid’de deplasmanda Zürih’e fark atacak güçte. Bol şans!

Del Potro



US Open'da finalde Del Potro ile Federer karşılaştı. Öncelikle söyleyeyim, fazla tenis izlemem. Neden bilmiyorum, bazen sıkılıyorum tenis izlerken. İyi bir spor, zor bir spor ama zevkler ve renkler tabii ki. Del Potro yarı finalde Nadal'ı elemişti. Nadal'ın sakatlığının etkisi tam olarak geçmemişti. Finalde de Federer ile karşılaştı 20 yaşındaki genç Arjantin'li Juan Martin Del Potro. İki kez geriye düşmesine rağmen yendi Fedex'i. Bu çok özel bir an onun adına. Kariyerinin zirvesine çıktı 20 yaşında. 3-6, 7-6, 4-6, 7-6, 6-2 setler. Yanlış bilmiyorsam bu onun ilk grand slam şampiyonluğu. Ve 77 den beri US Open'ı kazanan ilk Güney Amerika'lı tenisçi olmuş, 5 kez US Open şampiyonu olan Del Potro. Bayanlarda da geri dönen Kim Clijsters, Serena Williams'ı yenerek şampiyon olmuştu. Her ne kadar sık izlemesem de güzel bir turnuvayı geride bıraktık. Bize, size bu keyifli anları yaşatan tüm tenisçilere, Marsel İlhan'a teşekkürler! Del Potro ve Kim Clijsters'a tebrikler!

Winning 12

12 Dev Adam, bugün tarihi bir galibiyete daha imza attı. Sırbistan ile karşı karşıya gelen Milli Takım'ımız, rakibini uzatma periyodunda 69-64 yenerek, 5. maçında 5. galibiyetini aldı ve 2. tur gruplarında İlk 2 sırayı matematiksel olarak garantiledi ve dolayısıyla çeyrek finalde büyük bir avantaj yakaladı. Maça Kerem-Ömer O.-Hidayet-Ersan-Ömer A. bilindik 5 imizle başladık. İlk periyotta Kerem Tunçeri, Ömer ve Ersan'ı besledi. Sırplar'da Velickovic, Perovic ve Teodosic ile basketler buldu. İlk periyodu 20-18 önde kapadık. 2. çeyreğe hücumda sıkıntılı başladık. İlk 3 dakikada sayı bulamayınca geriye düştük. Sinan'ın üçlüğü ilaç gibi geldi. Ömer Aşık'ın kaçırdığı serbest atışlardan dönen ribauntları Ersan topladı, Sinan'da çok iyi savunma yaptı ve rakibi top kayıplarına zorladı. Ersan ve Sinan periyot sonunda oyundan düşmememizi sağladı ve periyodu 36-33 önde kapadık.

3. çeyreğe Ömer Aşık'ın bloğu ve sayısıyla başladık. Kerem Tunçeri'nin sayıları ve asistleri bu çeyrekte zaman zaman farkı açmamızı sağladı ancak Sırplar'da ne zaman farkı açsak, topu içeri indirerek, faul alarak veya sık olmasada üçlük bularak geri dönmeyi başardılar. Periyot sonunda Teodosic'in uzaklardan gönderdiği üçlük can sıkıcı türdendi. Son periyoda 6 sayı farkla girecekken 55-52 önde girdik. Son periyot tamamen savunma savaşı şeklinde geçti. Özellikle Sırbistan savunmasını iyice ön plana çıkardı. Üst üste boş döndük hücumlardan. Savunmada da zorlandık ve bol bol faul yaptık. Faul atışlarıyla Sırbistan tekrar yakaladı Milli Takım'ımızı. Teodosic son saniyelerde yine uzaklardan bir can sıkıcı üçlük daha gönderdi. Bu üçlükle Sırbistan saniyeler kala öne geçti. Semih faul atışlarından 2 de 1 attı, skor 64-64 iken 3.4 kala son topu biz kullandık. Tahminim o ana kadar çok kötü şut atsa da topu Hidayet'e vermek, gerisini Allah'a bırakmaktı ancak son saniye oyununu çok daha iyi oynadık. Kerem bir anda pota çaprazında boş kaldı ama çok kötü bıraktı topu, Hido son saniyede tiplesede, masa hakemleri sayıyı vermedi -ki doğru karar- ve maç 64-64 berabere bitti, uzatmalara geçildi. Açıkçası çok iyi bir maç çıkaran Kerem'e o son saniye basketi yakışırdı.

Uzatma periyodunda da savunmalar ön plandaydı. Hemde ne savunma! Maalesef babamın kalbi olduğundan dolayı, televizyonda izlettirmedi uzatma periyodunu bana. Bende hemen justin.tv ye koştum. Semih'in 2 de 1 serbest atışıyla başladık. Sonraki 3 dakikada ne biz, ne de Sırbistan sayı buldu. Son saniyelerde Sırbistan hücumunda Hidayet araya girip kritik bir top kaptı. 3 e 1 çıktığımız hızlı hücumda da uzatmalarda saha içi ilk basketi attık Ersan ile. Daha sonra Kerem'e yapılan faulü, 2 de 2 ile sayıya çevirince uzatmaları bir futbol maçıymış gibi 5-0 kazandık ve maçı da 69-64 kazandık.

Gerçekten çok önemli bir maçtı ve bu maçı da kazanmasını bildik. 12 Dev Adam, Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nde, grubunda 6 da 6 yapmıştı. Burada da şu ana kadar 5 te 5 yaptık. Son 11 resmi maçta 11 galibiyet! Muhteşem bir istatistik. Bugün Kerem 9 sayı 7 asistle çok iyi yönetti takımı. Ömer Aşık, 1/10 faul atmasına rağmen 11 sayı 6 ribauntla elinden geleni yaptı. Ama maçın yıldızı kesinlikle Ersan İlyasova. 22 sayı 11 ribauntla double-double yaptı Ersan. Hido, sakat sakat oynamaya devam ediyor. Ona şut kaçırdığı için kızamayız. Kendimden biliyorum, bir dizin sakatlığı bile şut performansını etkiler. Ama Hidayet'e neden o kadar çok şut kullandığı konusunda kızabiliriz. Hatta sövsek hakkımızdır. 16 da 1 gerçekten çok çok kötü bir yüzde. Ama savunmada çok iyiydi Hidayet. 4 sayısının yanında, 7 ribaunt 2 asist 4 top çalma! Sırbistan'da Velickovic 12 sayı 7 ribaunt, Krstc 11 sayı 7 ribaunt ve Teodosic 18 sayı 8 asist 6 ribaunt ile öne çıkıyor. Onlarda da Tripkovic erken faul problemine girdi ve beklenen katkıyı veremedi.

Tekrar söylüyorum. Bu galibiyet çok önemliydi. Bu kadar üst üste galibiyetlerden sonra çeyrek finalde alınacak tek bir mağlubiyet bizleri çok üzer. Bu mağlubiyetin gelme ihtimalini minimuma indirmek için de grupta ilk 2 sırayı almak gerekiyordu. Bu galibiyetle ilk 2 sırayı garantiledik ve yüksek ihtimalle çeyrek finalde karşımıza Yunanistan ve Fransa ikilisinden biri gelmeyecek. Yarın Slovenya ile oynayacağız. Grup liderliği maçına çıkacağız Slovenya ile. Slovenler de güçlü rakip, o maç ta zor geçecek. Ancak bizim artık bir winner ruhumuz var. O maçı da kazanacağız inşallah! Madalya değil Şampiyonluk istiyoruz artık! Helal sana 12 Dev Adam!

Türkiye (69): Sinan Güler 5 (3 ribaund, 2 asist), Ömer Onan 3 (1 ribaund, 1 asist), Ersan İlyasova 22 (11 ribaund), Semih Erden 6 (4 ribaund), Kerem Tunçeri 9 (2 ribaund, 7 asist), Oğuz Savaş 2, Ömer Aşık 11 (6 ribaund), Ender Arslan 7 (2 asist), Hidayet Türkoğlu 4 (7 ribaund, 2 asist)

Sırbistan (64): Bojan Popovic, Milenko Tepic (1 ribaund, 1 asist), Milos Teodosic 16 (6 ribaund, 8 asist), Ivan Paunic 2 (2 ribaund), Nemenja Bjelica (8 ribaund, 2 asist), Stefan Markovic (2 ribaund, 2 asist), Uros Tripkovic 3, Miroslav Raduljica 8 (2 ribaund), Nenad Krstic 11 (7 ribaund, 1 asist), Kosta Perovic 8 (1 ribaund), Nikola Velickovic 12 (7 ribaund, 1 asist), Milan Macvan 4 (2 ribaund)

Not: Fotolar www.eurobasket2009.org dan, Boxscore www.salsabasket.net ten.

Kafes'ten tek kurşun!


14' te Kafes kafayı koydu. 18' de Blanco penaltı kaçırdı. 55' te Scocco düdükten sonra topa vurdu, ikinci sarıdan kırmızı yiyip takımı 10 kişi bıraktı. 82' de de Papazacharias, Iraklis'i 10 kişi bıraktı. 1-0 kazandık. Olympiakos'un berabere kaldığı haftada çok iyi oldu bu galibiyet!

Monday, September 14, 2009

Eurobasket 2009 6. Gün

E Grubu @ Bydgoszcz
Makedonya 86-75 Almanya
Yunanistan 65-68 Rusya
Hırvatistan 79-87 Fransa
2. grupların ilk maçında Yunanistan'ı çok zorlamıştı Almanlar. Makedonlar ise Fransa'ya ilk periyotta boyun eğmişti. Ancak tıpkı ilk gruplardaki gibi Makedonlar karakterlerini koydular sahaya ve ilk günkü hayal kırıklığından sonra maçı aldılar. Hatırlarsanız ilk günde Makedonya, ilk maçta Yunanistan'dan fark yemiş, 2. gün rakibi olan İsrail ise ilk maç Hırvatistan'ı zorlamıştı. Ancak 2. gün herkes İsrail galibiyeti beklerken Makedonya kazanmıştı. Dün de herkes Almanya galibiyeti beklerken Makedonlar kazandı. Tam 17 top kaybı yaptı Almanya. Yunanistan maçında %100 le şut atıp, 23 sayı ile oynayan Schaffartzik bu maçta 1/4 ikilik, 2/6 üçlükle 10 sayıda kaldı. Yunanistan maçının bir diğer yıldızı Benzing'de 6 sayı 5 ribaunt ile oynamış. Almanya adına maçın yıldızları Staiger ve Femerling. Çok yüzdeli şut atıp, sırasıyla 14 ve 13 şut bulmuşlar. Makedonya'da ise galibiyeti getiren baş aktör 7/8 isabetle 16 sayı atan Massey ve 4/5 üçlükle 25 sayı atan Stefanov.

İlk tur gruplarında fırtınalar estiren, rakiplerini farka boğan Yunanistan ile, ilk turdan bir şekilde zorla çıkan, 2. tur gruplarında da ilk maçını Hırvatistan'a karşı zorla kazanan Rusya karşı karşıya geldi. Yunanistan'a ilk uyarı Almanya'dan gelmişti zaten. Ruslar, Almanya ile oynadıkları maçta çok kötü oynamalarına rağmen, dün bize ekol takımı nasıl olunur onu gösterdiler. Bir şampiyonun yüreğinin asla hafife alınmaması gerektiğini gösterdiler. İlk periyotta da fark attılar, Yunanistan 2. periyot maçı ortaya getirdi. 3. periyotta öne de geçti, sağlam savunma yapıp uzun bir müddet sayı yemedi. Rusya bu dakikalarda oyunda kaldıysa bunu McCarty'e borçlu. Son periyotta Ruslar bu sefer ayaklandı, çok çekişmeli geçen son dakikalarda Rusya, Monya ile galibiyete ulaştı. Yunanistan'da yıldız isimlerdez Zisis çok kötü bir maç çıkardı. Spanoulis düşük yüzdesine rağmen 12 sayı 7 asist 3 ribaunt ile oynadı. Schortsianitis'te 13 sayı 5 ribauntla katkı verdi. Rusya'da ise Bykov 0/9 ikilikle berbat bir oyun çıkarmasına rağmen, Monya 16 sayı 4 ribaunt, McCarty 17 sayı 9 ribaunt ve Mozgov 10 sayı 6 ribaunt ile oynayarak takımlarına galibiyeti getirdiler.

Turnuvada madalya hedefleyen iki takımın mücadelesinde Hırvatistan ile Fransa karşı karşıya geldi. Hırvatlar buraya gelmeden önce madalya hedefliyorlardı ancak, ilk tur sonuçlarından sonra, 2. turun ilk maçında da anlaşıldı ki madalya alacak kadar güçlü değiller. Fransa ise turnuvaya son katılan ülkeydi ama şu an madalya değil, şampiyonluk hedefliyorlar. Maça Hırvatlar iyi başladı, başa baş giden ilk periyottan sonra 2. periyot Popovic'in üçlükleriyle farkı açmaya başladılar. İlk yarıyı 46-41 önde kapadılar. 3. periyot Tony Parker önderliğinde Fransa fırtınası esti. Savunmada da büyük işler yaptılar. Atletik oyuncularıyla inanılmaz bloklar koyup, hızlı hücumlarda estetik smaçlar bastılar. Ve maçı o periyotta bitirdiler. Hırvatistan adına Popovic mükemmel bir gece geçirdi. 5/7 üçlük, 15/18 serbest atışla 30 sayı attı. Fransa'da ise galibiyeti getiren oyuncular 18 sayı 5 ribauntla Batum, 15 sayı 6 asist 4 ribauntla Diaw ve 24 sayı 6 asist 6 ribauntla Tony Parker.

***

Kusura bakmayın. Üniversitem dolayısıyla 6. gün yazısı bu saate kaldı. 7. günün ilk 2 maçı oynandı, ama şimdi değil yarın yorumlayacağız. Kısa bir süre sonra Türkiye'mizin maçı başlayacak. Rakip Sırbistan. Çok genç bir takım. Takımın ağabeyi Nenad Krstic, 26 yaşında. Diğer arkadaşlar 20 ile 23 yaş arasında değişiyor. Zamanın Memphis Grizzlies'ine benzetiyorum onları. Hani şu yıldızsız oynayıp, Play-Off yapan Memphis'e. Orada yıldız diyeceğimiz tek oyuncu Pau Gasol'dü. Burada da Krstic işte. Topu sürekli dolaştırıp boş adamı buluyorlar. Teodosic, Tripkovic, Velickovic gibi adamlarda boş şutları affetmiyor. Sabırlı hücum ediyorlar. Savunmaları da gayet iyi. Zor maç olacak, ancak biz de zor maçlara alışığız. Şanslar eşit. İnşallah kazanırız!

F Grubu @ Lodz
16.45 İspanya-Litvanya @ NTVSPOR
19.15 Slovenya-Polonya @ NTV
22.00 Sırbistan-Türkiye @ NTV

Happy B-Day


14 Eylül 1977

14 Eylül 2009

Bir ortamız yok gerçekten. Önceki gün 5 te 1 yapıyoruz. Ertesi gün tek maçtan yatıyoruz, sonra yine tek maçtan tutuyoruz. Tek maçtan tutmak. Evet, Türkçe'ye ben kazandırdım bu özlü sözü. Birmingham 85 te yedi golü. 1-0 yenildi. Fiorentina yendi, tutan tek maç o. Palermo maçın başında yedi, son dakikada attı. Makedonya, Almanya'yı yendi. Yunanistan'da ilk yarıyı 32-39 geride kapadı. 5 te 1! Yeni kupon;

480 Brann-Viking: 1 1.65
484 Kocaelispor-Adanaspor: 2 1.70
486 Energie Cottbus-Karlsruher: Üst 1.55
488 Nantes-Strasbourg: 1 1.60
763 Sırbistan(3.5)-Türkiye: 1 1.70

Oran: 11.82

Norveç Ligi'nde Brann Avrupa Ligi için mücadele veriyor. Viking ise orta sıra takımı. Brann yener. Bank Asya'nın iyi futbol oynayan takımlarından Adanaspor'da, Kocaelispor'u devirir. Bundesliga II'de yine gollü bir maç bizleri bekliyor. Fransa'da da güçlü Nantes, kendisine göre zayıf olan Strasbourg'u yener. Eurobasket'te ise milli takımımız bu sefer kaybedebilir. Rehavet durumu söz konusu. Sırplar gösterişsiz ama iyi basketbol oynuyor. İnşallah yeneriz ama Sırbistan'ı biraz daha şanslı görüyorum.

Değişiklik

Değişiklik her zaman iyidir. Mottomuz; "yeni sezon yeni şablon" idi. İlk başta klasik blogspot şablonunu kullanıyordum. Aceto Balsamico'nun halen kullandığını, sonra Yiğit Yılmaz'ın da kullandığı şablona döndüm. Tabii epey bir ara vermiştik o şablonlayken. En son da benim son şablon işte. Bu da dördüncüsü. Herhalde değiştirmem bir daha, ya da yeni bir anket açarım -ahanda açtım- beğeninize sunarım. Beğenirsiniz herhalde, ben beğendim şahsen. Bir önemli değişiklikte banner'ımızda. Kendi çapımda, amatörce de olsa banner hazırladım. Beğendim ben, ama belki bu işte profesyonelleştikçe banner da gelişir. Bir de şeye yenilik getireceğim. Bu her cümleyi boldlama olayına. Boldlamayacağım artık. Belki çok önemli yerler olursa. Neyse, hadi bakalım, seviyorum sizi... Hayatta Kalın!

Sunday, September 13, 2009

Doğum Günü Hediyesi

Fenerbahçe'miz, Bursaspor deplasmanında çok önemli bir maça çıktı bu akşam. Kalede Volkan, Sol bek Carlos, sağ bek Gökhan, tandemde Lugano-Bilica, Sağ kanatta Kazım, sol kanatta Vederson, ön libero Cristian, yanında Mehmet Topuz -ki daha çok Emre görevinde oynadı-, önlerinde Alex ve en ileride Güiza 11 iyle başladı Fenerbahçe. Brezilya'dan yorgun dönen Andre Santos yedekti. Maç kontrollü başladı, iki takım da ilk 10 dakika içerisinde birbirini tarttı. Bursaspor ev sahibi olmanın getirdiği saha ve seyirci avantajıyla oyunun kontrolünü biraz daha elinde tuttu. Fenerbahçe'miz ise oyunu biraz geride kabul etti. Daha çok kontrataklarla pozisyon bulmaya çalıştık. Ancak Güiza bugün -çoğu zaman olduğu gibi- çok formsuzdu. Kaleciyle karşı karşıya kaldı bir pozisyon var. Bir de Kazım'a pas verse gol olabilecek pozisyon. Çok acemice hatalar yaptı. Golü attığımız pozisyonda da golün adının Güiza olması gerekiyordu ancak İspanyol forvet karar vermekte gecikince, boşta kalan top Alex'in önüne düştü. KrAlex'in sağ ayağının üstüyle, ustaca vuruşunda top ölü noktaya gitti ve sağlam duran Bursa defansının kilidini açtık. Bu dakikadan sonra Kazım'ın ceza sahası dışındaki sert şutu da girse maçı koparacaktık. Golden sonra tam rüzgarı arkamıza almışken ilk yarının bitişi, Bursaspor'a hızır gibi yetişti.

2. yarıya Bursaspor hızlı başladı. Daum Andre Santos'u oyuna aldı ve yabancı sınırına takılmamak için Carlos'u almak zorunda kaldı. Dolayısıyla ilk yarının en kötü ismi Vederson sahada kaldı, Vedo sol beke, Andre Santos'ta onun önüne geçti. Daum bence yanlış yaptı. İki oyuncu değişikliği birden yapabilirdi. Vederson-Güiza ikilisi çıkıp yerine Andre Santos-Semih ikilisi girse hem defansımız daha sağlam kalırdı, hem de formsuz Güiza yerine Semih ileride top tutar veya en azından pozisyonlarımız daha tehlikeli olurdu. Bursaspor yüklenirken biz yine kontralarla çıkıp, Bursa'dan daha tehlikeli pozisyonlar bulduk. 62. dakikada Güiza'nın yerine Deivid girdi, ki bence yine yanlış değişiklik, Semih'in girmesi lazımdı. Deivid'in girişiyle zamanın Roma'sı gibi 4-6-0 taktiğine döndük. Forvetsiz oynamaya başladık. 78 de de o dakikaya kadar mükemmel oynayan Mehmet Topuz, yerini Selçuk'a bıraktı. Son 10 dakika Bursaspor saldırsa da, kondüsyonumuz sayesinde yine ayakta kalabildik ve bu zorlu deplasmandan da 3 puanla ayrılmasını bildik.

Bursaspor ligde, kendi sahasında son mağlubiyetini 2 Aralık 2008'de Ankaraspor'a 1-0 yenilerek almış. 14 maç sonra tekrar yenildiler. İlginç bir istatistik. Bugün Mehmet Topuz sahanın en iyilerindendi. Emre'yi aratmadı desek yanlış olmaz. Hızlı hücuma çıktıysak bunu da Cristian'a borçluyuz. Zaman zaman hatalar yaptıysa da Cristian topu kaptığında, en boş adamı, olabilecek en hızlı şekilde görüp, pası atabiliyor. Sercan Yıldırım'a özel önlem almış Daum. Bilica neredeyse nefes aldırmadı Sercan'a. Sadece son dakikada boş kaldı Sercan, onda da dokunamadı topa. Bilica dedik, çok iyi oynadılar bugün Lugano ile. Alex keza öyle. Kaptanın doğum günü yarın. Kendi kendinin hediyesini verdi golü atarak. Kazım ve Gökhan'da ellerinden geleni yaptı. Fenerbahçe adına iki kötü isim sayabiliriz: Vederson ve Güiza. Hakem Deniz Çoban, sarı kartlarının bir çoğunda haklıydı. Lugano'ya verdiği pozisyonda rakibi de aynı sertlikte girdiği için ona da sarı kart vermesi gerekiyordu. Bir de Sercan-Bilica pozisyonunda, taç çizgisinde Sercan'da sarı kartı hak etti. Sarı kartlar doğruydu fakat Bursaspor'a verilmeyen sarı kartlar Fenerbahçe'li futbolcuları sinirlendirdi. Hakem de maçın kontrolünü kaybetti. Sonuç olarak çok önemli bir galibiyet aldık. 64-65 sezonundan beri ilk defa lige 5 te 5 ile başladık. Galatasaray ile beraber alt taraftan koptuk. 10. haftayı heyecanla bekliyoruz!

Maç Günü: Tekerlek Bursa

Fenerbahçe'miz, TSL 5. haftasında Bursaspor deplasmanına çıkacak. Maç bu akşam saat 21.00 da. İlk 4 haftada 4 galibiyet alan takımımız bugün ligdeki şu ana kadar en ciddi ve en zor maçını oynayacak bana kalırsa. Bursaspor, Ertuğrul Sağlam yönetiminde Volkan Şen, Zapotocny, Sercan gibi önemli oyunculara sahip güçlü bir takım. İlk 4 haftada da yanlız Eskişehirspor'a deplasmanda kaybettiler. Trabzonspor ile berabere kalıp kendi sahalarındaki 2 maçı kazandılar. Sahasında şu ana kadar yenilmemiş bir Bursa var karşımızda. Bugün kadroda 3 önemli eksiğimiz olacak. Önder milli takımdaki sakatlığından dolayı yerini Bilica'ya bırakırken, Brezilya'dan yorgun dönen Andre Santos'ta yedek başlayacak. Vederson oynayacak onun yerine. Bir de 3 maç ceza alan Emre var, onun yerine de bu sezon ilk defa ilk 11 izleyeceğimiz Mehmet Topuz oynayacak muhtemelen.

Bursaspor ile lig tarihindeki 81. randevumuza çıkacağız. 40 maçı kazanırken, 12 kez yenilmişiz, 28 maç berabere bitmiş. 125 gol atıp, 64 gol yemişiz. Son yıllarda ligde bu deplasmanda büyük sıkıntı yaşıyoruz. Son 5 maçta 1 galibiyetimiz var. Geçen sene sinir bozucu bir maç oynamıştık. 1-0 önde götürdüğümüz maçı 86 ve 90+3 te kalecinin ayağından yediğimiz penaltı golüyle kaybetmiştik. Bu sefer inşallah kazanırız. Bu arada başlığı görüp kızacak Bursa'lı arkadaşlar olabilir. Başlık sadece makara, aksine Bursaspor'u ve Bursa taraftarını severim. Ankaragücü atkım da vardır. Kocaeli'de Bursaspor sevilmez, belki seven tek kişi benimdir. 'Tekerlek' derler, ya da 'Topsa' derler Kocaeli'de. Ben de öylesine yazdım. Bursaspor yönetimine de deplasman biletlerini 20 tl yaptıkları için teşekkürlerimizi iletelim yeri gelmişken. Fotoğrafta Bursa yolculuğu sırasında, hızlı feribotta çekilmiş.

How Tweet It Is - Allen Iverson

57 bin civarı izleyeni var Allen Iverson'ın. Buradan izleyebilirsiniz -beni de şuradan- onu. Bütün yaz hangi takıma gideceği konuşuldu. Yazıldı, çizildi. İlk 5 çıkacağı takımlar sınırlı ve Ivy'de ilk 5 oynamak istiyor. Dolayısıyla Play-Offa oynayan takımlara değil de daha çok alt tarafta çırpınan takımlara gidecekti. En büyük 3 aday Los Angeles Clippers, Charlotte Bobcats ve Memphis Grizzlies'ti. Geçen gün tweetlemiş; "God Chose Memphis as the place that I will continue my career. I met with Mr. Heinsley, Chris Wallace and my next head coach Lionel Hollins" demiş. Yani özetle demiş ki; "Rabbime sordum Memphis dedi." Şaka bir yana gerçekten de buna benzer bir şey demiş. "Tanrı kariyerime devam edeceğim yer olarak Memphis'i seçti." dedikten sonra eklemiş; "Mr. Heinsley, Chris Wallace ve yeni koçu Lionel Hollins ile görüştüm." Memphis ile 1 yıllığına anlaşmış ve 3.5 milyon dolar alacak Iverson. Ne diyelim, Tanrı kararını vermiş. Bizim başka diyecek bir şeyimiz yok!

Abandone




Bölüm 1: Ah Abbondanzieri, Vah Abbondanzieri
Bölüm 2: Dostum Abbondanzieri demişsin ama bu Rüştü Reçber!